Düzenli bir ilişkiye, tutkulu ve şehvetli olduğu kadar beni çekip çevirecek bir kadına ihtiyacım vardı.
Armudun sapı, üzümün çöpü derken 30’lu yaşlarıma gelmiştim ve artık biyolojik saatim işliyordu. Hem kadınların peşinde koşmayı da istemiyordum. Tabiri caizse uslanmıştım ve artık düzenli bir ilişki, hatta evlilik istiyordum. Beni tanıyan herkese imkansız gibi görünse de artık baba olmalıydım, zamanı gelmişti. Bu nedenle kendi yaşlarımda, benim gibi kariyerli ve evlenmek isteyen bir kadının yolunu gözlüyordum.