
Son günlerde yaptığı 5 yurtdışı ziyaretinin sonuçlarını Tunuslu Hayreddin Paşa Konağı'nda düzenlediği basın toplantısında yerli ve yabancı gazetecilere anlatan Ekrem İmamoğlu seçimlerin ardından Türkiye'de kamu bankalarının kapısının İBB'ye kapatıldığını vurguladı.
KAMU BANKALARININ KAPISI BİZE KAPATILMIŞ
İmamoğlu, kamu bankalarından kredi kullanamadıkları için borçlanma yetkilerini Türkiye'nin özel bankaları ve bazı yabancı bankalar üzerinden karşıladıklarını dile getirerek, şunları söyledi:
İmamoğlu, “Devletin şu an yönetiminde olan bankaları biliyorsunuz. İBB'nin tüm maaş ve işlemlerini de yürüttüğü bankalar, yani cari işlemlerini yönettiği en önemli potansiyele sahip bankalardır devlet bankaları. Seçimden hemen sonra bir kısım rutin kullanım yaptığımız kredilerin günlük ihtiyaçları çözdüğümüz krediler bile kullandırılmadı. Biz elde ettiğimiz borçlanma yetkisini Türkiye'nin bazı özel bankaları ve hatta bazı yabancı bankalar üzerinden çözüm yoluna gittik. Kamu bankalarının ne yazık ki kapısı bize kapatılmış durumda. Sadede İBB'de değil özellikle CHP'li 11 büyükşehir belediye başkanı ile sık sık bir araya geliyoruz. Aynı tutum ve davranış o belediyelerimize de büyük oranda var. Bu çok üzücü” dedi.
5 AYDIR SABREDİYORUM
Milyarlarca liralık cari işlem yaptıkları kamu bankasının eşit davranmak zorunda olduğunu vurgulayarak 5 aydır sabrettiğini dile getiren İmamoğlu “Ben bu tavır ve davranışı gösteren akıl tutulması yaşayan yöneticileri de buradan kınıyorum. Bu kınamayı şöyle kabul edin; 5 aydır sabrediyordum ama bu sefer kınıyorum. Ama biz çözüm bulma kabiliyetlerine sahip bir kentin yöneticileri olarak bu güzel kentin ihtiyaçlarına dönük imkanlar yaratmaya devam ediyoruz. Özel bankalardan olumlu geri dönüşler çok yüksek, iyi ki varlar” diye konuştu.
MERKEZİ HÜKÜMET İLE İLİŞKİLERİN NORMALLEŞECEĞİNE İNANIYORUM
Merkezi hükümetle ilişkileri konusuna verdiği yanıtı da İmamoğlu şöyle anlattı:
“Elbette bu ilişkilerin normalleşeceğine inandığımı, normalleşmesi gerektiğini özellikle dile getirdim. Hem bu siyaseten bir gereksinim. Siyasi aklın mutlaka ortaya koyması gereken bir husus. Türkiye'ye veya İstanbul'a hizmet sürecinde birbirine engel olmanın doğru bir şey olmadığını dile getirdim. Başka türlü davranmanın ise siyasi olarak kayıp olacağını bunun da seçimlerde nasıl cereyan ettiğini en yakın 2019 seçimlerinde halkımızın gösterdiğini dile getirdim. Tabi şunu anlayabiliyorum; 25 yıl sonra değişen bir yönetim var. 25 yıl sonra yaşanan bu değişime henüz alışamama refleksi doğaldır. Ben bunu insani karşılıyorum. Ama bu sürenin çok uzamaması gerektiğini artık bu duygulardan sıyrılması gerektiğini hükümetin de dile getirdim. İş yapma arzusu olan birinin önünde hiçbir engelin duramayacağını da dile getirdim. Bugün devlet bankalarının bize soğuk tavır alması ya da direnç göstermesi hangi motivasyonla onu da bilemiyorum bankacılığın motivasyonu ekonomik prensiplerle tanımlar üzerindendir. Ama biz ona rağmen kurduğumuz ilişkilerle Avrupa'dan finans bulduğumuz gibi ilerleyen dönemlerde de bulacağımıza bu kent adına kabiliyetleri ve kapasitesi adına hiç şüphe duymadığımı da dile getirdim.”
Senay GÜNCAVAR BADUR