
KAĞITHANE-Hayatın ayrılmaz parçası haline gelen internetle birlikte siber güvenlik açığı gibi ciddi bir sorunla karşı karşıya kalındığını belirten Erşayan, kurum ve kişisel bilgilerin korunması için sağlam altyapıya sahip olunması gerektiğine vurgu yaptı. Erşayan, özellikle finans, sağlık ve telekomünikasyon sektörlerinin can alıcı bölümler olduğunu ifade ederek, “Bu sektörlerde oluşabilecek bir açık, ülke olarak hem canımızı acıtır hem de bireysel olarak zarara uğratabilirler” dedi.
‘EN FAZLA SALDIRI BANKALARA YAPILIYOR’
Bir araştırma şirketinin yaptığı ankete göre, Türkiye’de 2009 yılında tespit edilen 140 bin siber saldırının 2014 yılında 700 bine çıktığına dikkati çeken Erşayan, “Bu rakam 2017 yılının ilk çeyreğinde ciddi bir seviyeye ulaştı. Mobil cihaz, bilgisayar, sunucu veya online fark etmeksizin elektronik veri işleyen, muhafaza eden her kişi ya da kurum bu tehlike ile karşı karşıyadır. Ülkemizde en fazla siber saldırıya maruz kalan yerler ise bankalardır” diye konuştu.
‘ŞİFRE EN AZ 8 KARAKTER OLMALI’
Eryaşan konuşmasının sonunda, “Şifre en az 8 karakter uzunluğunda olmalı. En az bir alfabetik veya sayısal karakter kullanılmalı. Büyük ve küçük harf kullanarak şifre güvenliği artırılmalı. Üye olunan her sistemde farklı e-posta kullanılmalı. Şifreler periyodik olarak değiştirilmeli. Güvenlik sorusu tahmin edilemez olmalı. Şifreler herhangi bir kağıda yazılıp, masa üzerinde vs unutulmamalı. Şifrelerimizin içinde kendimizin, eşimizin, çocuklarımızın veya futbolcu, oyuncu, şarkıcıların isimleri olmamalı. Telefon ve plaka numaraları içermemeli. Eğer bir personelin işine de son verilmişse özellikle Wİ-Fİ başta olmak üzere tüm bilgiler değiştirilmeli. Şifreleme yaparken eğer Türkçe karakter destekliyorsa, Türkçe karakter kullanmalıyız çünkü hackerların Türkçe karakterli şifreleri kırması, yabancı kelimeyle oluşturulana göre daha zordur” ifadelerini kullandı.
Kent YAŞAM