
Dede Korkut kitabında Hazar Denizi’nden Kızıl ırmak başlarına, Kafkas Dağlarından Kerkük ile Mardin’e kadar ki yerlere uzayan Oğuz-eli ülkesinin hükümdar hanedanı olan “Salvan Kalan Han” sülalesinin çifte başkentinden birisi olan “Sürmeli” (öteki: Ağca Kale) şehri örenleri bugün Iğdır’da ve baraj yakınındaki Kara Kalesi yerindedir. Iğdır, Karakoyunlu, Aralık ve Tuzluca ilçeleri bölgeleri için tarihte ve halk arasında yaşaya gelen “Sürmeli Çukuru” deyimi buradan gelmedir.
“Kitab-ı Dede Korkut”da gerçek adlarla ifade edilen coğrafi alanlar, bugün de Azerbaycan hudutları içinde mevcuttur ve bu özellik, destanda Dede Korkut’un Bayat boyundan geldiği belirtilmektedir.
Bilindiği gibi Oğuzlar’ın bir kolu olan Bayat boyu, kısmen İran, Irak ve Türkiye’ye yerleşirken kısmen de bir zamanlar temelli bir şekilde Azerbaycan’a yerleşerek kalmış ve nüfusun bir parçasını oluşturan Türkçe konuşan kabilelerden birisi olmuştur.
Boylarda özellikle erken ortaçağdan başlayarak 15. yüzyıl sonlarına dek devam eden binyıllık tarihi olayların efsanevi-mitolojik olaylarla süslenen edebi tablolarına rastlıyoruz. Genellikle Kür-Aras ovalığı, Berde-Gence-Gürcistan arazisine kadar, kuzey-doğuda Derbent, kuzey-batıda eski Gökçe civarları, batıda Karadere ağzı, Pasen’e kadar olan topraklar Dede Korkut kahramanlarının vatanıdır. Mil-Muğan sahası onların kışlaları, Altuntaht dağları yaylalarıdır.
Dolayısıyla onların sabit sınırlar içinde yurtları, sınırlarını bekleyip korudukları ve Azerbaycan’ın bugünkü coğrafi sınırlarına da tamamen uygun olan memleketleri mevcuttu. Ünlü sovyet tarihçisi İ. M. Dyakonov son derece ilginç bir tez ileri sürerek “İskit” adını, bazı eski kaynaklarda çeşitli etnik yapıya sahip olduğu belirtilen Urartu devletinin coğrafi sınırlarına ait olup Kafkasya’nın Azerbaycan’ın dağlık kısımlarında bulunan “İşkigulu” vilayetinin adıyla özdeşleştirmiştir. Dyakonov’un bu bilgisi, “Kitab-ı Dede Korkut”da bahsedilen coğrafi alanın Azerbaycan’ın kuzey bölgesi olarak tespitinde son derece önemli bir bilimsel gerçek olarak değerlendirilebilir.
Şamil Cemşidov “Aşguz” ve “İşguz” adlarının “İşkigulu” olarak adlandırılmasının büyük tarihi öneme haiz olduğunu belirtmiştir. “Aşguz” ve “İşguz” adları “Kitab-ı Dede Korkut”daki “İç Oğuz” ve “Daş Oğuz” adlarına ve halen Şeki arazisindeki “İç üz” ve “Dış üz”e benzediği gibi “İşkigulu” adı da halen Azerbaycan’da mevcut olan eski kabile ve yer adlarıyla özdeşleşmektedir.
Bahsettiğimiz dönemde yaşanan olaylarla ilgili olarak şunu da kaydedebiliriz ki “Dede Korkut” boylarının baş kahramanı olan Salur Kazan’ın kardeşi Karagüne Bey’in Topkapı “Oğuzname”sinde gavur kalesi olarak anılan Hunnarakert’de altı ay tutsak olarak kaldığı belirtilmiştir. Azerbaycan’ın eski toprakları olan Eski Albanya “Dede Korkut” kahramanlarının öz yurtlarının merkezini oluşturur.
“Kitab-ı Dede Korkut”un bazı boylarında olayların hareket yönünü izlersek, eski Albanya’nın, Kür-Aras ovalığının, özellikle de Mil, Karabağ, Muğan sahasının ve ayrıca eskiden Azerbaycanlılar’ın oturdukları Gökçe gölü kıyılarının, Altuntaht yaylalarının, ayrıca Güney Azerbaycan-Tebriz, Urmiye, Hoy sahalarının burada çok geniş şekilde tasvir edildiğini görebiliriz. Oğuz (Kalın Oğuz) doğuda Aras’la Kür’ün kavuştuğu köşeden başlayarak bu nehirler arasında Kağızman Derbendi’ne kadar uzayıp gidiyor. Bayandır Han’ın ordusu nehirler kavşağından batıya taraf tahmini bugünkü Mingeçevir barajına kadar olan alanları kapsamaktadır. Han’ın karargâhı Berde’ye, Gence’ye kadar uzuyor. Kazan Han’ın kışlaları kayınbabasının karargâhına bitişiktir. Çünkü Bekil oğlunu Bayandır Han’ın karargahına gönderdiğinde kayınbaba ile güveyinin ordusuun yakınlığını dikkate alarak oğluna “...Talimatı Han’a ilettikten sonra gidip Kazan Han’ın elini öp”, diyor. Kazan Han’ın da yayla yerleri Gökçe gölü, Aladağ ve Altuntaht’dır.
Daş Oğuz Aras nehrinin sağında, bugünkü Güney Azerbaycan’da bulunmaktadır. Ancak bunun güney hudutları belli değildir. Bu topraklar dışında adı geçen kaleler Gürcistan’da, Karadeniz’in güney kıyılarında bulunmaktadır. Elince kalesi de gavurların elindedir. Ancak Kazan Han, Oğuz sınırlarını genişletir. O, Sürmeli’yi alır.