
“Ben Küçükçekmece Gölü'nün ve İstanbul'un birçok kimlikli alanının, tarihi süreçte kendini bulmuş coğrafyasının, mümkün olduğu kadar bozulmamasından yana bir kişiyim. Bu bakımdan daha önce de söyledim. Benim Kanal İstanbul'la ilgili fikrim net. Olumlu bir fikrim yok. Bu İstanbul’a ihanettir” diyen İmamoğlu, bunu bütün İstanbul'la paylaşacaklarını dile getirmişti. İmamoğlu, “Ben oradaki tarihi kalıntıyı önemsiyorum. Yerinde de göreceğim. Bütün Türkiye'nin, Dünyanın görmesini isteriz. Bu coğrafyalara baktığınızda Allah'ın lütfu, dünya güzeli. Böyle güzelliği geleceğe nasıl taşırız endişesiyle hareket edersek İstanbul'a layık yöneticiler oluruz. Baktığımız pencere bu. Bu ön fikirle, hocamızla da gezince görüşlerimizi paylaşırız” diye konuşmuştu.
KUTU İÇİNDE VERELİM
Ulaştırma Bakanı Cahit Turhan Kanal İstanbul Projesi için ihale sürecinin başlayacağını açıkladı.
BAKANLIKTA ÇED TOPLANTISI
Kanal İstanbul Projesi’nin, Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) sürecinin tamamlanması amacıyla Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile ilgili kurumların yetkililerinin katılımıyla toplantı düzenledi.
Ulaştırma Bakanı Turhan Kanal İstanbul projesine ilişkin açıklamalarda bulundu. Bakan Turhan, şunları söyledi:
“Teknik çalışmaları tamamladık. ÇED çalışmalarında son aşamaya geldik. 1/100.000 ölçekli çevre düzenleme planının kesinleşmesini müteakip ihalesine çıkacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ErdoKANAL İSTANBUL PROJESİ NEDİR?ğan tarafından 2011'de açıklanan ve kamuoyunda “çılgın proje” olarak bilinen Kanal İstanbul Projesi, Küçükçekmece - Sazlıdere - Durusu koridorundan geçecek. Kanal İstanbul Projesi'nin inşaat safhasının yaklaşık 5 yıl, asgari ekonomik ömrünün de 100 yıl olması planlanıyor. Yaklaşık 45 kilometre uzunluğunda olacak proje kapsamında;7 karayolu köprüsü, biri köprü diğeri yer altı geçişi olmak üzere toplam 2 demiryolu geçişi, 2 metro geçişi olacak. Kanal İstanbul'un toplam alanı 26 bin hektar olacak. Yatay mimari ile sadece 4-5 katlı binalara izin verilecek alanda 500 bin kişilik nüfus planlanıyor.
PROJE BAKANLIK TARAFINDAN YÜRÜTÜLÜYOR
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından projelendirilen Kanal İstanbul projesinin ÇED süreci Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yürütülüyor. Kanal İstanbul'un etrafında kurulacak yeni şehri planlamak için de 2018 yılında İBB, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı arasında protokol imzalanmıştı. Protokole göre İBB ve İSKİ'nin kanal güzergâhındaki arazileri TOKİ'ye devredilecek. TOKİ'ye devredilen tüm alanlardan elde edilen gelir de kanalın finansmanında kullanılacak.
4 YIL BOYUNCA KAZI YAPILACAK
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanan son ÇED raporuna göre Küçükçekmece, Avcılar, Arnavutköy ve Başakşehir ilçelerinden geçecek yaklaşık 45 km uzunluğunda ve 20.75 metre derinliğinde olan Kanal İstanbul projesinin maliyeti 75 milyar TL olarak hesaplandı. Kanalın yapımı ile birlikte Küçükçekmece Gölü'nü Marmara Denizi'nden ayıran köprü durumundaki kara parçası yaklaşık bir kilometre açılacak. Daha önce Marmara Denizi'ne yapılması planlanan 3 yapay takımadadan ve Sazlıdere Yat Limanı'ndan vazgeçildi. 7 yılda tamamlanması planlanan kanal için 4 yıl boyunca kazı yapılacak ve 1 milyar 155 milyon 668 bin metreküp hafriyat çıkacak.
İNSAN ELİYLE HAZIRLANMIŞ BİR AFET
TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, Kanal İstanbul projesini tüm yönleriyle değerlendirmek ve İnceleme ve Değerlendirme Komisyonunda tartışılacak olan projenin ÇED raporuna ilişkin görüşlerini paylaşmak için bir basın toplantısı gerçekleştirdi.
Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şube ÇED Danışma Kurulu Sekreteri Mücella Yapıcı, "İstanbul’un en önemi su kaynaklarından biri olan Sazlıdere yok edilecek” derken, Kurul adına açıklama yapan TMMOB İKK sekreteri Cevahir Efe Akçelik ise projenin, “Anayasa’nın 56. maddesine aykırı olduğunu bir kez daha vurguluyoruz.” dedi. Katılımcılardan Jeofizik Mühendisi Prof.Dr. Haluk Eyidoğan ise projeye ilişkin bir konuşma gerçekleştirdi.
“BU PROJE ANAYASA'NIN 56. MADDESİNE AYKIRI”
“Kuzey ormanlarını, meraları, tarım alanlarını, tüm hassas ekosistemleri yok edecek bu proje savunulamaz” diyen Cevahir Efe Akçelik, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sosyolojik etkileri çok güçlü olacak, bölgede yerinden edilmelere yol açacak, halkın yaşam kalitesini ve ekonomisini derinden sarsacak, yaşam ve su hakkını elinden alacak bu projenin, Anayasa'nın 56. maddesine aykırı olduğunu bir kez daha vurguluyoruz. İstanbul Boğazı'nda sağlanamayan geçiş güvenliğinin Kanal İstanbul'da sağlanmasının mümkün olmadığını iddia ediyoruz. Kentin tüm kuzey bölgesini ve hassas ekosistemlerini, kentsel, arkeolojik ve doğal sit alanlarını baskısı altına alacak bu projeyi kuvvetle reddediyoruz. Üç aktif fay hattının geçtiği bölgeye nüfus ve yapılaşma baskısı yükleyerek afet riskini artıran bu projeyi kabul etmiyoruz.”
“SAZLIDERE YOK EDİLECEK”
Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şube ÇED Danışma Kurulu Sekreteri Mücella Yapıcı “Proje alanı içerisinde kalan İBB ve İSKİ'ye ait taşınmazların Kanal İstanbul projesine tahsis edileceği raporda belirtiliyor. ‘Sazlıdere barajının, içme suyu rezervinden çıkarılmasına ve sınır revizyonuna yönelik ihtiyaç duyulan işlemlerin yapılmasına' şeklinde bir ifade yer alıyor. İstanbul'un en önemi su kaynaklarından biri olan Sazlıdere yok edilecek.” şeklinde konuştu.
İNSAN KÖKENLİ AFET KANAL İSTANBUL!
‘Kanal İstanbul Projesi'nin insan eliyle hazırlanmış bir afet olduğunu’ belirten Jeofizik Mühendisi Prof.Dr. Haluk Eyidoğan ise projeye ilişkin yaptığı konuşmasında, “İki türlü afet var. Biri doğal kökenli diğeri de insan kökenli afet. Doğal kökenli afet deprem! İnsan kökenli afette Kanal İstanbul!” İfadelerini kullandı.
Senay GÜNCAVAR BADUR-Kent Yaşam