Trabzon'da 3 milletvekili konuşma yapıyor, 'Aziz Yıldırım şike suçlusudur' diyor. Burada ağır bir konuşma yaparım ama Fenerbahçe'de bazı insanlara saygım var konuşmuyorum. Fenerbahçe üst kimliktir, burada her yerden insan var. Trabzon'dan milletvekili alabilmek için her parti Fenerbahçe'nin üzerinden açıklamalar yapıyor. Bizi tahrik ediyorlar ama biz sakin kalıyoruz. Devam ediyor bu milletvekili arkadaş, "Yargıtay'da karar bozulacak" diyor. Büyük tehlike var ve ben güven duymuyorum. Koray Aydın kendisi Yüce Divan'a gidip aklanmadı mı? Biz de aklanınca ne olacak? Aklanmış sayılmayacak mıyız? Süleyman Soylu da bize sallıyor. Fenerbahçe üyesi kendisi. 'Millet karar vermiş, milletin kararı değişmez" diyor. Siyaset için bunları söylemek yara açar, toplumu ayrıştırır. Dua etsin bizim gibi sağduyulu insanlar burada yönetimde. Bilsinler ki Trabzon ile Fenerbahçe'nin arasını açmak ileride Türkiye Cumhuriyeti'ne zarar verir. oradan insanları kandırıyorsunuz. Çünkü bu davanın kumpas olduğu, cemaat tarafından olduğu ve devletin büyüklerinin "Biz aldatıldık" sözlerinin yanı sıra birçok dava ile sivil bir ihtilal yapılmak istendi.
11 bin savcı var. Bugün Yargıtay'da ve diğer mahkemelerde oy kullanıyorlar. Biz kimlere güveneceğiz. Biz yıkılmadık, ayakta kaldık ama herkes bunu yapabilecek mi? Suçlular cezalarını çekmediği sürece bu ülke karanlık bir noktadadır. Bu ülke aydınlanmak istiyorsa suçlular ortaya çıkarılmaktadır. 17-25 Aralık olaylarını okuyorum sanki 3 tane polis, 5 tane savcı, 4 tane emniyet müdürü bu işi yapıyor. Bu işin derinine girmek gerekiyor. Bu ortamda güven duymuyorum ve bunu kemiklerime kadar hissediyorum. Rize'deki olay ile ilgili bir gelişme yok. Savcı'ya soruyoruz "Elim kolum bağlı" diyor. Artık bu savcımızdan gerekeni yapmasını rica ediyorum.